HANGİMİZ ŞÜPHELİ BAŞKAN?


K.Vanlı

K.Vanlı

03 Ocak 2017, 12:17

Geçtiğimiz günlerde şüpheli olarak ifadem alınınca… Haklı olmanın muhteşem enerjisi… Ve uğradığım bu son haksız muamelenin zulme doğru giden kamçısıyla birkaç kelam etme ihtiyacı hissettim…
Şüpheli olarak ifademin alınmasına sebep… Belediye Başkanımız Eyüp Eroğlu’nun şahsen açtığı… kendisi açmakla yetinmeyip… olayı bir algı ve linç operasyonuna dönüştürmek için belediye meclis üyelerine de topluca açtırdığı hakaret davası…
Kısaca hatırlayalım… Neden hakaret davası açmışlardı…
Başkan Eroğlu’na karşı, “Tokat zibidisi, şerefsiz, köpek, deccal…” … ve şu an aklıma gelmeyen daha onlarca ağır küfür ve hakaret ettiğim yazımdan dolayı…
Ağır mı yazmışım…?
Şaka-şaka…
Bu ağır küfür dolu hakaret yazılarını ben yazmadım… onlar bana yazdırmıştı…
Yada en iyimser ifade ile onları savunma adına bir gazeteci müsveddesi bu ağır küfürleri gazeteden bana karşı yazdı…
Evet aynen öyle… “şerefsiz, köpek, it, deccal…” daha akla ziyan bir çok küfür ve hakaret yazıları bizzat şahsıma yazıldı… Yazdırıldı…
Ama nasıl olduysa mahkemeye de, “onurumuz, şerefimiz, haysiyetimize saldırı” diyerek koşanlar da… Bu küfürleri ettirmekten şüpheli olanlar oldu…
Yavuz hırsız dedikleri böyle bir şey mi acaba?
 
Oysa yazdığım yazıda tek bir tane küfür yada hakaret yoktu…
Ya ne vardı da başkan ve tayfası kızmıştı?
“Bir imar düzenlemesi ile… Yetimin hakkının bir zengine peşkeş çekilmesine neden göz yumuyorsunuz?” diye hesap soruşum vardı…
Yetim kim he mi, başkan dururken…?
Çok haklısınız… Ceza almayı hak etmişim…
 
Bir müteahhidi daha kazançlı, bir zengini de daha zengin hale getirmek için, Tokat halkının 2 yolu ve 2 parkı o zenginin arsasına eklendi?…
Bu yol ve parkların hesabını sorduğum yazımdan dolayı geçtiğimiz gün ifadem alındı…
Savcılık jandarmaya, “şüpheli olarak ifadesinin alınması…” şeklinde yazıp gönderince… Jandarma da benim şüpheli olarak ifademi aldı…
 
Şimdi belediye başkanı Eyüp Eroğlu’na soruyorum:
İki park ve iki yolun o zenginin arsasına neden eklendiğinin açıklamasını yapamayan… Hesabını veremeyen bir belediye başkanı dururken… bunun hesabını soran bir gazetecinin şüpheli olarak ifadesinin alınması normal mi?
Sence bu olayda şüpheli olan belediye başkanı mı, yoksa gazeteci mi?
 
Diğer sorularım şu şekilde sayın Eroğlu:
Ben haksız bir imar düzenlemesinin hesabını sorduğum halde… Siz Onur ve haysiyetinize hakaret ettiğimi iddia ederek mahkemeye koştunuz…
Yol ve parkın o arsaya eklendiği iddiama itiraz etmediniz dikkatinizi çekerim…
Ya ne?... Bunu size sormamı onur ve şerefinize hakaret saydınız…
Haksız da sayılmazsınız hani… Ki böyle bir şeye göz yumuluyorsa… Ve bunu bir gazeteci ortaya çıkartıp hesap soruyorsa… bu gerçekten onur ve şerefe zarar verir…
Ama bu da gazetecinin suçu olmaz değil mi?... Olmamalı yani…
 
Yine de önce kalemşör gazetecinize… Eline de belge diye mahkeme tutanaklarını… Ve benim hakkımda geçmişimle ilgili bilgileri vererek yazı yazdırıp… mahkemeden evvel gazete üzerinden kendinizi savundurttunuz…
İşte o savunmada şahsma karşı… Belki de bir köşe yazısında yazılan Tokat tarihinin en aşağılık hakaretleri edildi…
“sizi savunma adına bana karşı ağır küfürler içeren yazılar ortadayken… Utanmadınız mı ‘bana hakaret edildi’ diye mahkemeye koşmaya?” diye sorsam yine kızarsınız değil mi?
Kim kime hakaret etti… Yada ettirdi başkan?
Hangi onur, hangi şeref, hangi haysiyetten bahsediyorsunuz siz…?
Madem onura, şerefe bu kadar değer veriyorsunuz… Sizi savunma adına yazılan bu aşağılık küfürlere neden tepki göstermediniz…?
Bunu siz yazdırmadıysanız… Tepki çeken bu küfürlere.. “bu ifade ve hakaretler bizi temsil eden sözler değil… Bunları reddediyor ve kınıyoruz” diye neden açıklama yapmadınız…
Ha başkan…
Sırf sende mi var şeref, onur?
Geri kalanın şerefi, onuru, haysiyeti, namusu senin ayaklarının  altında paçavra mı?
Bunca hakarete yol verip… Bir de gidip bana hakaret edildi diye dava açıyorsun öyle mi?
Yazıklar olsun emi?
Hadi hakim yedi bunu diyelim… Ya halk... Ben senin halkın vicdanında berat etmene müsaade eder miyim?
 
Dur-dur… Nereye hemen…
Şu imar skandalı ile ilgili neler oldu?... Onu da bir konuşalım..
Yazımdan sonra… 2 yol ve 2 parkın o zenginin arsasına eklenmesine neden olan iki imar düzenlemesinin belgelerini yayınlamıştım…
6 aydır o belgelere cevap veremedin…
Eee… Ne yaptın ya: “madem cevap veremiyorum… Madem buradaki peşkeş ortada… Bari yeniden bir düzenleme ile o arsayı eski haline getireyim. Yolu ve parkı yerine koyayım” deyip… Hatadan döndün mü?
Dönmedin…
Parklar da yollar da arsanın içinde… Üstelik o arsaya 12 kat hatta 13 katlı binalar da dikildi…
 
Ya o dava ne oldu başkan… Hani bu arsayla ilgili belediyeye dava açan ve yaklaşık 3-4 yıldır belediyeye karşı hukuk mücadelesi veren Tokat Ticaret Borsası Başkanı Lütfi Bora’nın açtığı dava…
Orada parkların arsaya eklendiğini… Düzenlemenin kişiye özel olduğunu… Hukuka aykırı olduğunu ve daha bir çok şeyi gerekçe göstererek dava açmıştı…
Duydum ki davasını geri çekmiş…
Sordum “neden çektin?” diye… “Biz anlaştık” dedi…
Hangi konuda nasıl anlaştınız başkan?
Sonra ortada kamunun… tüyü bitmemiş yetimin hakkı-hukuku varken… Kim kime sordu da nasıl anlaştı… Ne kamu ne yetim duymadan üstelik…
Kimin hakkı, kimin adına kime verildi…?
Neler oldu Allah aşkına bir anlatsana başkan?
3-4 yıldır dava üstüne dava açan şahıs… ne oldu da bir anda davasını geri çekti…?
Ne verildi bu şahsa…
Şimdi dersin ki, “ben anlaşmadım”
Ya kim anlaştı?
Müteahhit veya arsa sahibiyle anlaşmıştır he mi?
Müteahhitle veya arsa sahibiyle anlaştıysa… belediyeye olan davasını neden geri çekiyor ki?
Yoksa bu durumu… “Belediyenin düzenlemesi özünde zaten o müteahhit ve arsa sahibine… yani kişiye özel… Onlara fayda sağlamak üzerine bir düzenlemeydi” şeklinde mi okumalıyız…?
 
Evet başkan… Bu sorular mahkemede sorulsa… “Haberim yok” dersin yırtarsın… “Anlaşmayı ben yapmadım” dersin berat edersin…
Ya Tokat halkının vicdanında…
Tokat halkını birileri aptal yerine koymaya çalışıyor ama kimse kusura bakmasın… Benim hemşerilerim aptal değil…
Bırak mahkemeyi de, çık bir basın açıklaması ile “benim haberim yok” de… Ya da, “ben anlaşmadım müteahhit ve arsa sahibiyle anlaşmış olabilir” de…
De bakalım bunu yiyen oluyor mu?
 
“şerefsiz, köpek, Yalova zibidisi, alçak, deccal…” ve daha bir çok küfürle hakaret edilen ve ettirilen benim… Ama hakaret davası bana açılıyor…
Varsa… Buna senin vicdanın ne diyor başkan…?
Yetimin hakkı iki yol ve iki park bir belediye yönetiminin düzenlemesi ile zengine peşkeş çekiliyor… Bu skandalda şüpheli olarak belediye başkanının ifadesi değil… Bunun hesabını soran gazetecinin ifadesi alınıyor?
He başkan ya buna ne diyor vicdanın?
Haklıyım denilen davada, birileri anlaşıp davayı geri çektiriyor… Ama gazeteciye açılan dava devam ediyor…
Kusura bakma başkan… Bu dava mahkemeden önce halkın vicdanında görülecek…
Kim hakaretçi… Kim rantçı… Kim halkını aptal yerine koyuyor… Kim masum rolü oynuyor…? Ona önce halk karar verecek…
 
Bitmedi….
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Tencere kapak - 10 ay önce
Zamanında bir Maarif bakanı, "şu okullar olmasa bu bakanlığı çok iyi yönetirdim" demişya hani :) Şu sorgulyan, biat etmeyen basın mensupları da olmasa bu kamu kurumlarını yönetmek daha kolay daha eğlenceli olurdu heralde :)
Avatar
deneme - 2 ay önce
deneme